Ses hastalıkları - KBB Hastalıkları , sağlık bilgileri, hakkında, sağlığı, tedavisi, önlemleri, korunması
Sağlık Bilgileri
Bilgi ekle
Deri ve Zührevi Hastalıklar
Çocuk Sağlığı
A dan Z ye Tüm Hastalıklar
KBB Hastalıkları
Kadın Sağlığı
Gebelik Ve Lohusalık
Doğum Kontrolü
Sağlık Haber
Erkek Sağlığı
Diyet ve Zayıflama
Hastalık Arama

Ses hastalıkları
Akut Viral Larenjit:
Genelikle burun, paranazal sinüsler ve farenksteki akut bir infeksiyona sekonder olarak ortaya çıkar. Damlacık yolu ile bulaşır ve en sık adeno virüs ile influenza virüs sebeptir. İklim değişiklikleri, vücut direncinin düşmesi, fiziksel veya psikolojik stres olayı başlatabilir. Temel şikayetler ses kısıklığı ve gırtlakta ağrı ve rahatsızlıktır. Bu şikayetlere çoğu zaman öksürük de eşlik etmektedir. Ses tamamen kaybolmaz, ancak kaba bir ses vardır. Muayenede ses tellerinin beyaz görünümünü kaybettiği ve şiştiği gözlenir. Tedavide ses istirahati, buhar inhalasyonu, soğuk, sigara ve alkolün yasaklanması gibi destekleyici bir tedavi uygulanır. Koyu ya da pürülan bir mukusun bulunuşu daha agresif bir tedaviyi gerektiren bakteriyel bir infeksiyonu gösterir. Bu durumda tedaviye antbiyotikle birlikte mukolitik ajanlar ilave edilmelidir. Bu tedavi ile akut larenjitler birkaç gün içerisinde düzelir.

Kronik Larenjit:
Asıl sebebi bulmak genellikle zordur. Sigara, pürülan sinüzit ve diğer solunum yolu infeksiyonları, endüstriyel gaz ve dumanlar, larengofarengeal reflü, sesin kötü kullanımı ve ağız solunumu irritasyon nedeni olabilir. Alkol de ses tellerinde ödem ve kanamanın daha kolay oluşmasına yol açar. Hastalar ses kısıklığı ve hafif öksürükten şikayetçidir. Bu şikayetler sinsi başlayabileceği gibi bazen de bir üst solunum yolu infeksiyonu sonucu sürekli hale gelebilir. Muayenede ses telleri beyaz renklerini kaybetmiş, pembe ve kırmızı bir renk aldığı görülür. Gırtlak mukozası pürüzsüz ve düzenli ise biyopsi yapılmamalı, hasta yakın takip edilmelidir. Bu durumda ses istirahati, sigara ve alkol yasağı ve uygun medikal tedavi ile tamamen iyileşme sağlanabilir. Ancak ses telleri üzerinde lökoplaki veya keratoza ait beyaz lekeler bulunuyorsa mutlaka biyopsi uygulanmalıdır. Biyopsi sonucuna göre de tedavi protokolü düzenlenmelidir.

Vokal Nodül
Vokal nodüller, ses telinin mukozal lezyonlar içerisinde erişkin ve çocuklarda görülen en sık ses kısıklığı nedenidir. Genç kadınlarda ve erkek çocuklarda daha sık rastlanır. Sesini profesyönel olarak kullanan kişilerde (sanatçı, öğretmen, santral operatörü) diğer meslek gruplarına oranla daha sık görülür. Fonasyon (ses çıkarma işlemi) sırasında vokal kıvrımların 2/3 ön kısmını içeren membranöz kıvrım titreşime katılırken, aritenoidin vokal proçesinin oluşturduğu ve rijit oaln vokal kıvrımın 1/3 arka kısmı glottik açıklığın kapanmasını sağlar. Titreşim sırasında videostroboskopi ile vokal kıvrımın mukozal diinamiği incelendiğinde, her bir siklustakıvrımın mukozal yüzeylerini karşılıklı olarak birbirleriyle çarpıştığı gözlenir. Tireşim çok güçlü veya çok uzun sürdüğü zaman, vokal kıvrımın membranöz veya titreşen kısmının orta bölümünde ödem ile birlikte lokalize vasküler konjesyon gelişir. Vokal kıvrımı etileyen bu faktörlerin tipine ve şiddetine bağlı olarak subepitelyal alanda gelişen bu ödem, zamanında alınan önlem ve tedavilerle gerileyebilir. Ödemi olşuturan sebeplerin devamlılığı halinde ise mevcut ödem bölgesinde hiyalinizasyonve organizasyon meydana gelir. Bu kronik ödem bazen nodüle dönüşmeksizin vokal kıvrımın yaygın ödemi olarak devam edebilir veya vokal polip haline dönüşebilir. Erken veya yumuşak nodül deyimi esas olarak sıvı birikim safhasıdır ve tıbbi tedavi ve ses terapisinin çok etkili olduğu safhadır. Tedaviye düzenli bir şekilde devam etmeyen kişilerde ödemin organizasyonu sürecinde depozitler birikir ve genellikle aşırı fonasyonun kesilmesiyle bile düzelmeyecek matür veya fibrotik nodül meydana gelir. Fibrotik nodülün sınırları daha belirgindir ve şekli de yuvarlaktır. Renk olarak hemorajik görünüm kaybolmuş ve soluk renktedir.

Vokal nodülü olan çocuklar genellikle aktif ve yüksek sesle konuşurlar. Profesyönel olarak sesini kullananlarda fibrotik nodül veya akut ödem geliştiğinde, bu kişiler özellikle yüksek notalarda genişliğin azalması, nefes almada artış, sesteki esnekliğin kaybolması ve kabalaşmadan şikayet ederler. Uzun süreli ses kullanımda ise boynun ön kısmında yorgunluk ve ağrı hissi de yakınmalarına eklenir. Vokal nodül varlığında ses genellikle kısık, kaba, çatallı veya hafifçe eforlu bir tarzdadır. Yapılan endoskopik muayenede vokal kıvrımların 1/3 ön kısmında her iki tarafta görülen kabarıklıkla teşhis edilirler. Ses kullanımındaki bozukluğun şiddetine ve süresine bağlı olarak nodüllerin boyu, şekli, rengi veya simetrik olup olmaması değişkenlik gösterir.

Medikal tedavi tüm vücudun hidrasyonunu sağlayarak larengela mukozal yüzeylerde kayganlığın oluşturulması esasına dayanır. Özellikle sesin zorlanması ile oluşan nodüllerde ses terapisi tedavinin can alıcı seçeneğidir. Nodül başlangıcında çoğu zaman ses terapisi tek başına nodülün tamamen gerilemesi veya nodülün varlığına rağmen şikayetlerin azalması ile sonuçlanabilir. Cerrahi endikasyon konulması ile belli bir zaman süresince uygulanan medikal ve ses terapisine rağmen iyileşmeyen hastalarda düşünülür. Cerrahi planlanan hastalarda mümkünse ses terapisine cerrahi öncesinde başlanmalı ve sonrasında da devam ettirilmelidir. Cerrahi mikrolarengoskopik yöntemle ve soğuk cerrahi ile yapılmalıdır. Mümkün olduğunca nodül cerrahisinde lazerden termal etkisi nedeni ile kaçınılmalıdır.

Vokal Polip
Bu tip lezyonlar özellikle sesini zaman zaman ani bir şekilde yükselterek veya bağırarak konuşan ve gürültülü ortamlarda çalışanlarda gözlenir. Patolojinin vokal kıvrımın içerisindeki kapiller damarların yırtılması ile başladığı düşünülmektedir. Kanındamar dışına çıkmasını takiben ödem gelişir. Eğer vokal kıvrım bu esnada yeterli derecede korunarak istirahat ettirilmez ise bu oluşan hemorajik polip organize olmaya başlar. Vokal polipler fuziform, pediküllü ve yaygın olmak üzere 3 klinik tipe ayrılır. Anamnezde (hikayede) aşırı bir vokal eforu takiben hemen gelişen ve devam eden ses kısıklığı, polipli hastalar için klasiktir. Larengoskopide vokal kıvrımın tıpkı nodüllerde olduğu gibi 1/3 ön kısmında saptanır. Nodüllere nazaran daha büyüktürler, ancak simetrik değillerdir. Erken safhalarda siyahımsı ve hemorajik bir görünüm mevcuttur. Fonasyon sırasında vokal kıvrımların birbirine yaklaşması ile polip yukarı doğru vokal kıvrımın üst yüzeyine hareket eder. Özellikle saplı uzun polipler solunum sırasında vokal kıvrımların altına ve üstüne hareket ederler.

Tedavide mikrolarengoskopik yöntemle soğuk cerrahi veya bazen damarsal yapıdan dolayı) lazer kullanılır.

Reinke Ödemi (Polipoid Dejenerasyon):
Reinke ödemi, vokal kıvrımın lamina propriasında (epitelin hemen altındaki yüzeyel tabakada) yaygın bir şeklide sıvı toplanmasıdır. Genellikle vokal kıvrımlar iki taraflı olarak tutulur. Sesini kötü kullananlarda ve kronik sigara alışkanlığı olanlarda sık gözlenir. Vokal kıvrımların sürekli irrite olduğu öksürük ve kronik boğaz temizleme alışkanlığı olan reflü hastalarında da sık görülür. Potansiyel boşlukta gelişen bu ödemin hipotiroidiye bağlı bir miksödem olabileceği de düşünülerek gerekli hormonal testler yapılmalıdır.

Sesin kronik zorlanması sonucunda ödem gelişir. Bu patolojik değişikliklere bağlı olarak vokal kıvrımda kalıcı yaygın polipoid dejenerasyon oluşur ve subepitelyal ödem sesin kullanımına bağlı olarak artıp azalabilir. Larengoskopide vokal kıvrımlar simetrik, donuk renkli, vokal kıvrımların kenarına tutunmuş su torbası gibi bir görünüm mevcuttur. Bazen bu ödem hava yolunu tıkayacak kadar yaygın olabilir. Vokal kıvrımların hacim ve ağırlıkları arttığından, frekans (saniyedeki titreşim sayısı) azalır ve ses kalınlaşır. Hastaların sesi kaba, çatallanmış ve kalındır. Sesin kalınlaşması özellikle bayan hastalar için günlük hayatta sıkıntı yaratmaktadır.

Erken ya da organize olmamış ödemlerde veya yumuşak polipoid oluşumlarda hastalar, medikal tedavi, ses terapisi ve irritan maddelerin kısıtlanması ile tedavi edilebilir. Bu tedaviye rağmen şikayetlerin devamlılığında cerrahi yapılmalıdır. Cerrahide soğuk cerrahinin yanısıra lazer de kesi yapılırken kullanılabilir.
7700 kez okundu.
KBB Hastalıkları


Hastalıklar hakkında kısa bilgiler
Uçuk Jinjivit Nefes darlığı İdrar yollarında yanma Migren Miyopluk Bronşit Kuduz Ferç kaşıntısı Sinirsel ağrılar Anne sütünün azlığı Peltelik Gece körlüğü Şarbon Tırnak iltihabı Ağız yaraları Kan işemek Adenit Loğusa humması Uyuz Karaciğer hastalıkları Ayak burkulması Nefrit Ağrılı aybaşı hali İdrar zorluğu Karaciğer yetersizliği Sivilceler Zatülcenp Saç dökülmesi Sıraca Çiller İncinmek Prostat iltihabı Gözkapağı şişliği Astigmatlık Sıtma Uykusuzluk Sağ Kalp Yetmezliği Kalp yetmezliği Kekemelik Fistül İshal Dolama Çocuk felci Güneş çarpması Basur Tifo Paratifo Akrep sokması Şişmanlık Sinüzit Baş ağrıları Lösemi Şeker hastalığı Boğaz iltihabı Balgam İdrar torbası iltihabı Gözkapağı iltihabı Kulak iltihabı Göğüste su toplaması Bademcik iltihabı Kuşpalazı Prostat kanseri İsteri Kemik veremi Hararet Böbrek taşı Göz kaşıntısı Yılancık Nefes kokusu Kalınbağırsak iltihabı Fazla terlemek Ur Kellik Tansiyon Dalak hastalıkları Raşitizm Hıçkırık Siğiller Gevşek penis Damar sertliği Fıtık Sinirsel kusma Kulak ağrısı Sarılık Kulak çınlaması Zona Çıbanlar Sağırlık Bağırsak gazı Sinir bozukluğu İsilik İdrarda kan görülmesi Kör çıban Zatürree İdrar tutukluğu Kloroz Ergenlik sivilceleri Yorgunluk Mide yanması Dil ülseri Ayak çıbanı Yaralar Çocuklarda gelişme bozuklukları Gastrit Ateş Zayıflık Hazımsızlık Kulunç ağrısı Ses kısıklığı Karın ağrısı Kalp hastalıkları Adale romatizması Çok uyumak Aybaşı kanamasının gecikmesi Frengi Altını ıslatmak Burun ahtapotu Fil hastalığı Başdönmeleri Gazlar Burun kanaması Prostat büyümesi Tavukkarası Kulak akıntısı Halsizlik Sinirsel hazımsızlık Sık sık idrara gitme Aybaşı kanaması yokluğu Aybaşı düzensizliği İktidarsızlık Katarakt Husye torbası şişliği Ileitis Dudak çatlaması Göz ağrısı Göz tiki Ses kaybı Nezle Burkulmalar Bel ağrısı Apandisit Burun akıntısı Böcek sokması Dizanteri Romatizma Bayılmalar Rahim iltihabı Dil felci Kurdeşen Kırıklar Varis ülseri Ödem Mide ülseri Bağırsak solucanları Dölyolu akıntısı Rahim urları Ayak şişmesi Saman nezlesi Guatr Üremi Burun tıkanıklığı Safra taşları Astım Kramp Deri kanseri Verem Dil iltihabı Nevralji Sara Rahim egzaması İdrar tutamamak Saç ve sakal ağarması Egzama Arpacık Onikiparmak bağırsağı ülseri Albüminüri Kemik yumuşaması Abse Ayak ağrıları Karaciğer şişmesi Kabızlık Siyatik Horlama Havale Tifüs Ezikler Cinsel soğukluk Alerji Veba Kızamıkçık Kolera Kızıl Hava yutma Temriye Sedef hastalığı Enfarktüs Deri lekeleri El ve ayak titremeleri Lumbago Deri iltihabı Böbrek ağrısı Varis Dil büyümesi Saçkıran Kaşıntı Güneş yanığı Aybaşı kanamasının uzun sürmesi Şirpençe Sakal iltihabı Aşırı aybaşı kanaması Kan çıbanı Göz kanlanması Aybaşı kanaması azlığı Salgın menenjit Kanda kolestrol yüksekliği Kemik iltihabı Çiçek hastalığı Donmalar Üşümek Titremek Gıda zehirlenmeleri Kalp romatizması Göz sulanması Mide tembelliği Göz iltihabı Böbrek kumu Ayak terlemesi Arı sokması Tansiyon yüksekliği Boyun tutulması Yanıklar Çarpıntı Nikris hastalığı Nevrasteni Kansızlık Rahim sarkması Çürükler Uyurgezerlik Geğirmek Hemofili Kızamık Zihin yorgunluğu Safra kesesi iltihabı Bağırsak kanaması Bel gevşekliği Deri kuruluğu Paslı dil İdraryolları iltihabı Ekstrasistol Kısırlık Rahim kanaması Siroz Diş ağrısı Anus kaşıntısı Rahim kanseri Gözbebekleri iltihabı Belsoğukluğu Çıkıklar Felç Kum sancıları Nasır Kabakulak Doğum sancıları Pamukçuk Bağırsak iltihabı Kusmak Kan tükürmek Yumrulu Guatr Grip Kulak kiri Böbrek iltihabı Boğaz ağrısı Skorbüt Saçların kepeklenmesi Kalp ağrısı Yılan sokması İştahsızlık